|
Vocabulary -
Kelime bilgisi - Vocabulary
|
|
Pazartesi, 19 Mayıs 2008 |
|
|
a
|
"Sokaktan bir adam geçti." cümlesindeki -herhangi bir adam,
adamın biri- anlamındaki bir kelimesine karşılık gelir.
Sessiz harfle başlayan kelimelerin önünde kullanılır.
Örnek: My brother is a lawyer. Erkek kardeşim avukattır.
|
|
a few
|
Sayılabilen isimlerin az bir miktar (çok olmasa bile, yeter miktarda) olduğunu göstermek için
-birkaç tane- anlamına gelen a few kullanılır. İsimlerin çoğul halleriyle kullanılır.
Örnek: I have a few oranges. –Birkaç tane portakalım var.-
|
|
a little
|
Sayılamayan isimlerle kullanılır ve onların az bir miktar (yeteri kadar) olduklarını gösterir.
Örnek: There is a little fig jam in the box. –Kutuda biraz incir reçeli var.-
|
|
a lot of
|
Bir çok anlamındadır. Sadece olumlu cümlelerde kullanılır.
Örnek: There are a lot of cars in the street. Caddede birçok otomobiller var.
|
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (10) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 94 |
|
Devamını oku...
|
|
Vocabulary -
Kelime bilgisi - Vocabulary
|
|
Pazar, 18 Mayıs 2008 |
|
| 1 |
be absorbed in sth |
bir şeye kendini kaptırmak |
| 2 |
be accustomed to sth/so |
alışkın olmak |
| 3 |
be acquainted with sth/so |
aşina olmak |
| 4 |
be addicted to sth/so |
müptela, bağımlı olmak |
| 5 |
be amazed at sth |
çok şaşırmak |
| 6 |
be annoyed at / about sth |
kızmak |
| 7 |
be annoyed with so |
kızmak |
| 8 |
be associated with sth |
ilişkili olmak |
| 9 |
be astonished at sth |
şaşırmak |
| 10 |
be based on sth |
e dayalı olmak |
| 11 |
be blessed with sth |
-ile kutsanmak, Allah vergisi |
| 12 |
be bored with sth |
canı sıkılmak |
| 13 |
be committed to sth/so |
kendini adamak |
| 14 |
be composed of sth |
-den oluşmak |
| 15 |
be concerned about sth |
kaygılanmak |
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (8) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 74 |
|
Devamını oku...
|
|
Vocabulary -
Kelime bilgisi - Vocabulary
|
|
Pazar, 18 Mayıs 2008 |
|
| above all |
bilhassa, özellikle |
| according to one tradition |
bir rivayete göre (according to accounts) |
| against will |
istemeyerek, zorla |
| ahead of |
--- nın önünde gitmek |
| all of a sudden |
ansızın, birden bire (without warning) |
| all too soon |
pek erken, zamansız (ölüm vb) |
| apart from |
(1) den başka (2) --- nın yanısıra |
| arm in arm |
kol kola |
| as a rule |
kural olarak |
| as for |
as to --- e gelince, söz konusu --- olunca |
| as opposed to |
in contrast to --- ya karşılık, ---- ile kıyaslandığında |
| as regards |
with regard to --- ile ilgili olarak |
| as yet |
şimdilik, henüz |
| at (the crack of) dawn |
sabahın köründe, şafakla beraber |
| at a disadvantage |
dezavantajlı durumda |
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 40 |
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 26 Mayıs 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
Vocabulary -
Kelime bilgisi - Vocabulary
|
|
Pazar, 18 Mayıs 2008 |

| 1 |
abide by |
itaat etmek |
| 2 |
account for |
izah etmek, açıklamak (explain) (2) sebep olmak |
| 3 |
act on |
(bir tavsiye/öğüt vb) -- üzerine harekete geçmek, -- e göre davranmak |
| 4 |
act up |
(1) abuk sabuk davranmak (2) adam akıllı çalışmamak |
| 5 |
air out |
odayı havalandırmak |
| 6 |
ask for |
rica etmek |
| 7 |
ask out |
birine çıkma teklifinde bulunmak |
| 8 |
back down |
geri adım atmak (withdraw) |
| 9 |
back out of |
pull out of -- den çekilmek |
| 10 |
back up |
(1) desteklemek, arka çıkmak (support) (2) yedeklemek |
| 11 |
bargain for |
take into account, take into consideration hesaba katmak, göz önünde bulundurmak |
| 12 |
become of |
başına gelmek |
| 13 |
blow out |
üfleyerek söndürmek |
| 14 |
blow up |
şişirmek, patlatmak |
| 15 |
break down |
(1) (makinenin) bozulmak (2) ağlamak (3) köklerine ayırmak |
| 16 |
break in |
(1) alışmak (2) soymak |
| 17 |
break into |
soymak, zorla girmek |
| 18 |
break off |
son vermek, bitirmek |
| 19 |
break out |
patlak vermek |
| 20 |
break out of |
firar etmek |
| 21 |
break up |
ayrılmak, boşanmak |
| 22 |
bring down |
(1) (fiyat)indirmek (2) (hükümet vb) devirmek (overthrow) |
| 23 |
bring off |
zorluklara rağmen başarmak |
| 24 |
bring out |
(1) yayımlamak (publish) (2) piyasaya yeni bir mal sürmek |
| 25 |
bring round |
ayıltmak |
| 26 |
bring up |
yetiştirmek/kusmak/ortaya konu atmak |
| 27 |
brush up (on) |
eski bilgisini tazelemek, tozunu almak (mecazi anlamda) |
| 28 |
bump into |
run into (1) karşılaşmak (2) çarpmak |
| 29 |
burn down |
(1) (yangında) yanıp kül olmak (2) yakıp kül etmek |
| 30 |
buy off |
pay off rüşvet yedirmek |
| 31 |
buy out |
bir işyerini birinden satın almak |
| 32 |
call down |
put down tell off azarlamak (admonish) |
| 33 |
call for |
gerektirmek, istemek (demand) |
| 34 |
call in |
haber etmek/ziyaret etmek |
| 35 |
call off |
iptal etmek |
| 36 |
call up |
(1) telefon etmek (2) askere çağırmak (recruit) |
| 37 |
calm down |
(1) sakinleşmek (2) sakinleştirmek |
| 38 |
carry on |
devam ettirmek |
| 39 |
carry out |
uygulamaya koymak/yürütmek (deney vb) |
| 40 |
catch on |
popülarite kazanmak, beğenilmek, halk tarafından tutulmak |
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (2) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 15 |
|
Devamını oku...
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 4 - 8 Toplam: 341 |