| Galatasaray hayal kırıklığına uğramış taraftarlarını yatıştırdı - CIM BOM APPEASES DISILLUSIONED FAN |
|
|
y Udo Steven Bassey, Ankara - Turkish Daily News (Shortened and slightly modified)For two days in a row, Galatasaray (Cim Bom) played warm-up matches in Antalya, and for two days in a row Cim Bom lost, by the same score 2-1. First against Russia's Spartak Moscow and then to Turkish Division Two struggler Antalya Kepezspor. to appease = yatıştırmak, memnun etmek... appeasement (siyasette) savaş tehdidine karşı taviz vererek, istenileni yerine getirerek yatıştırmak... disillusioned = hayal kırıklığına uğramış... for two days in a row = ardarda iki gün... warm-up = ısınma, hazırlık... struggler = 1. mücadele eden; 2. zor durumda olan... To beat Werder Bremen and appease its disillusioned fans, Cim Bom's play was bound to be an elegant display of attacking skill, [...] but in doing so, they left gaping holes in their defense and Bremen was quick to exploit one of them. was bound to be = olması kaçınılmazdı... display = gösteri, sergileme... gap = ara, aralık, boşluk... to gape = ağzını kocaman açmak, ağzını açıp şaşkınlıkla aval aval bakmak... gaping holes = kocaman boşluklar... to be quick to do something = birşeyi yapmakta gecikmemek, çabucak yapmak... to exploit = 1. sömürmek; 2. kendi yararına kullanmak... was quick to exploit one of them = bunlardan birisini kendi yararlarına kullanmakta gecikmediler... Just after four minutes of play, Bremen went into the lead from an own-goal by captain-defender Bülent Korkmaz, when he kicked the ball into the back of his own net in a desperate bid to stop a Bremen player, who had broken loose and beaten Cim Bom's Colombian keeper Faryd Mondragon neat and clear. went into lead = öne geçti... in a desperate bid = çaresiz (ve herşeyi göze alan) bir girişimle... had broken loose = sıyrılmıştı, serbest kalmıştı... neat and clear = açık şekilde uzağında... (neat, aslında "düzenli, tertipli" demektir. Burada,"işi iyi başarmıştı" anlamına "gayet" sözcüğüyle çevrilebilecek bir pekiştirici görevi yapıyor. "Clear" ise burada "açığında, Mondragon'un uzanamayacapı bir mesafede" anlamı veriyor.... However, Bülent turned from villain to hero in the 34th when he equalized 1-1 for Cim Bom from a corner kick. Just a minute later, playmaker Sergen Yalçın was on target to settle the score: Galatasaray 2, Werder Bremen 1. turned from villain to hero = kötü adamdan kahramana dönüştü... ("Villain" aslında hain, ihanet eden, demektir. Ama burada, gerek "hero" gerekse "villain", bir romanın yada filmin kahramanı ve kötü kişisi anlamında kullanılıyor... was on target = hedefi buldu... settle the score = skoru tayin etti... [...] One problem with Galatasaray is that it plays according to the strength of its opponents. That explains why Cim Bom sweeps aside European heavyweights with enthralling arrogance and at times loses to lightweights in Turkland. A clear example was in the Turkish Cup when Galatasaray was ousted in the third round by Second Division Erzurumspor. according to the strength of its opponents = rakiplerinin gücüne göre... sweeps aside = süpürüp bir kenara atıyor... European heavyweights = ağırsikletleri, önde gelen takımları... enthralling = büyüleyici... arrogance = kibir, gurur, mağrur olma... to oust = defetmek, dışarı atmak, kapı dışarı etmek, görevden düşürmek... in the third round = üçüncü turda... Second Division = İkinci Lig... Favori olarak ekle (14) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 131
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. |
||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|










