| COMMON AWARENESS, COMMON STANCE |
|
|
|
Ortak farkındalık, ortak tavır ve tutum... conference = Bu sözcüğün "pekçok konuşmacının yer aldığı toplantı, kongre" anlamına geldiğini bir kez daha vurgulamak isterim. (To confer: kafa kafaya verip birbirine danışmak, müzakere etmek). Bizdeki "konferans" kavramının karşılığı, İngilizce'de "lecture" olup, ayrıca üniversitede ders anlamında da kullanılır... instrumental = vasıta, aracı... common awareness = ortak bilinç, ortak farkındalık... ["Common" = 1. ortak; 2. yaygın; 3. sıradan, bayağı, adi]... common stance = ortak tavır/tutum... the entire human race = insanlığın tümü... [race = ırk sözcüğünün bazen bu şekilde "biyolojik tür" için kullanıldığına dikkat ediniz... pivotal = ana nokta, temel dayanak... to adopt = benimsemek / benimlemek... to adapt = uyarlamak, uyarlanmak; adapte olmak veya etmek... with respect to = açısından, ilişkin olarak... issues /İ-şu:z/ = konular, sorunlar... children's rights = çocuk hakları... poverty = fakirlik, yoksulluk ["Poor" sözcüğünden -- /w/ ile yazılıp okunmadığına lütfen dikkat]... housing = iskan... settlement = 1. yerleşim; 2. yerleşim merkezi/alanı (Dikkat: "çözmek, halletmek" kökünden gelen başka anlamları da vardır)... to embrace = kucaklamak, örtmek, kapsam içine almak... nation-states = ulus-devletler... to reconcile = uzlaşmak, uzlaştırmak... sovereignty = /S@V-rınti/ egemenlik... solidarity = dayanışma... coexistence = birlikte yaşama... to evolve = birlikte evrilme, evrimleşme. (Ancak, burada olduğu gibi, genel kullanımda "gelişme / büyüme" kavramlarını da içerecek şekilde görülebiliyor -- ki, antropolojik kullanımda bu hataya düşülmemesi ve "zaman içinde değişim" kavramıyla sınırlı tutulması yerinde olur)... regional = bölgesel... to remain operational = işler / çalışır durumda olmağa devam etmek... are engaged in = "angaje" durumdalar; kendilerini bu işe vermiş, bu işle "meşgul" durumdalar... genuine = /CE-nuin/ = gerçek, hakiki... to alleviate /ı-Lİ-vieyt/ = hafifletmek, gidermek... globalization = küreselleşme... indispensable /indis-PEN-sibl/ = vazgeçilmez... global cooperation = küresel işbirliği... have united around ....... = ....... çevresinde birleştiler... motto = daha önce açıkladığımız sözcük ve deyimleri genelde tekrarlamıyorum... there ought to be no more wars = artık savaşlar olmamalı... to set up = kurmak, tesis etmek = to establish [burada pasif kullanım = to be set up... Unutmayın: bu düzensiz bir fiildir: set - set - set[... common currency = ortak para... foreign currency = döviz (yani, yabancı para)... national currency = milli para... customs union = gümrük birliği... unity in law = yasalarda uyum... political unity = siyasal birlik... borders no longer exist = artık sınırlar yok... Unutmayınız: no longer, any longer, no more, any more -- deyimlerinin hepsini Türkçe'ye aynı çeviriyoruz: Artık Iıı-hh !! dissolution = çözülme... Neden "a European" ?? Çünkü, yazılışına göre değil, okunuşuna göre karar vereceğiz...
Favori olarak ekle (16) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 179
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
|
||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









