| A GLOBAL MARKET |
|
|
|
The development of the global market will make the international finance system an integrated whole; the transparency in public administration and the struggle against malpractice will attain a cross-border characteristic and great importance. transparency in public administration = kamu yönetiminde saydamlık... malpractice = kötüye kullanma, süistimal... cross-border characteristic = sınırlar ötesi nitelik... wealth of nations = ülkelerin refahı, zenginliği... Dikkat ederseniz, "nation" Türkçe'ye kimi zaman "ulus", kimi zaman da "ülke" şeklinde çeviri verir... human resources = insan kaynakları... to gain access to = erişmek, erişim sağlamak... Bu cümleye dikkat: "of gaining access to information" ve "of using information" ibareleri "democratization" sözcüğüne bağlanan iki paralel yapıdır... "Democratization" ise "will become very important" fiil grubunun öznesidir... Yani, "İki şey çok önem kazanacak, önemli hale gelecek: 1. bilgiye ulaşımın özgürleştirilmesi; 2. bilgi kullanımının özgürleştirilmesi... public services = kamu hizmetleri... consciousness = farkındalık, bilinç... circulation of goods, services and capital = mal, hizmetler ve sermayenin dolaşımı... the countries left outside = "the countries which are / have been left outside" sıfat-cümlecikten kısaltma... significant = önemli, anlamlı; "mana ve ehemmiyeti olan"... to attain = elde etmeki ona ulaşmak... security arrangement = güvenlik düzenlemesi...
Buradan Nereye Gideceğiz? Bundan Böyle Neler Olacak? timely precautions = zamanında önlemler... is of great importance = is very important... ("of + (sıfat) + ad" yapısı -- of (great) importance = important; of (little) value = valuable; of necessity = necessary; of wonderful beauty = wonderfully beautiful...) to ease = hafifletmek, rahatlatmak, kolaylaştırmak... to witness = tanık olmak... to weaken = zayıf düşmek veya düşürmek (güçten düşme / düşürme, anlamında -- kilo kaybı değil -- yani zaafa uğratmak veya uğramak)... to fade = solmak... apprehension = korku, kaygı... DİKKAT, to apprehend = 1. tutuklamak; 2. anlamak, kavramak; 3. korkmak, endişe etmek... sıfat + -en = fiil: Başka örnekler: to deepen = derinleşmek veya derinleştirmek... to broaden = to widen = genişlemek veya genişletmek... to thicken = kalınlaşmak veya kalınlaştırmak... vb. vb. deprived = yoksul, yoksul bırakılmış... unemployment = işsizlik... profound = kökleri derinlere giden, derin, büyük... precautions = önlemler... income inequalities = gelir eşitsizlikleri... to take the human factor as its focus = odak noktası olarak insan faktörünü almak... in that respect = o açıdan... only ----------- can take the benefit of the opportunities created by globalization = yalnızca ----------- küreselleşmenin yarattığı fırsatlardan yararlanabilirler... concrete = 1. somut; 2. beton... [Tersi: abstract = soyut...] phenomenon = olgu (pl. phenomena)... gaining new dimensions every day = hergün yeni boyutlar kazanıyor... To be against = karşı olmak, aleyhinde olmak... The process will go on. = "Süreç devam edeceltir." ... weakening = zayıflama (güçsüz düşme, anlamında; kilo verme değil)... conscience = vicdan... turmoil = çalkantı, kargaşa... to constitute = bu sözcük Türkçe'ye en iyi "oluşturmak, teşkil etmek" şeklinde çeviri verir... to overcome = yenmek, üstesinden gelmek... to be well aware of = çok iyi farkında olmak... globalizing world = küreselleşmekte olan dünya... to adapt to = --------e uyarlanmak... in this new order = bu yeni düzende... equipped with a good education = iyi bir eğitim ile donanmış... to seek - sought - sought = özlemle aramak, çok istemek (burada edilgen yapıda)... fairer = daha adil, daha hakça... enthusiastically /entsusi-ÆS-tikli/ = heyecan dolu ve şevkle... to achieve such a goal = böyle bir hedefe ulaşmak / elde etmek / başarmak için... prerequisite /pri-RE-kuizit/ = önkoşul... to realize = burada Türkçe'ye de girmiş olan anlamında = "realize" etmek, gerçekleştirmek...than that of today = bugünkünden, bugünkü dünyadan (= than the world of today" -- sözcüğü yinelememek için "that" kullanılıyor)... to necessitate = gerektirmek, gerekli kılmak... cooperation and collaboration = işbirliği ve birlikte çalışma...
Favori olarak ekle (17) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 180
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
|
||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









